16 Nisan 2014 Çarşamba

DERDİNLE KONUŞTUN MU HİÇ?

      Dert...
      Kimine göre çıkmaz bir yol, kimine göre bir aydınlanma rehberidir dert. Sen, derdi dert olarak görürken, öte yandan ben, derdi bir kurtuluş, bir mükafat ve sevinç belirtisi olarak görebilirim. Bu, neye baktığın değil, nasıl baktığınla ilgili bir durumdur. Sen derdi görürsün, bense ardındaki hediyeyi...
      Allah, kullarına dert verir de, o derdin ardına bir hediye bırakır. Kul, derde odaklanmaktan ardındaki hediyeyi göremez. İşte tüm mesele bu. Bunu niçin yapar Allah? Kulum benden vazgeçecek mi, yoksa hala beni anmaya, benimle olmaya devam edecek mi diye dener kullarını. Kul, derdi görürse Rabb'ine isyan eder, Rabb'ini unutursa ardındaki hediyeye kavuşamaz. Yok eğer kul, derdi değil de ardındaki hediyeyi görürse  verdiği dert için bile Rabb'ine şükreder, sevinir.
      Önceki makalelerimde de hep bahsetmiştim, Sahabeler, bir gününü dertsiz ve sıkıntısız geçirdiklerinde üzülürlermiş. Acaba Rabb'im benden vaz mı geçti, acaba beni artık sevmiyor mu ki bana dert vermedi diye endişe duyarlarmış. Buradaki teslimiyeti, adanmışlığı görebiliyor musun? Sen derdi dert olarak gördükçe dert peşini bırakmayacaktır. Rabb'in sana sıkıntı veriyorsa sevin, çünkü ardına hediyesini bırakmıştır ve bunu seni sevdiği için yapmıştır.
      Peki diyorsun, nasıl yapacağım bunu, dert işte insanın başına geliyor, bunu iyi olan tarafı neresi ki? Diye soruyorsun bana. Peki, sen hiç derdinle konuştun mu? Sana derdi dert olarak gösteren nefsini karşına alıp sordun mu? Derdin ile konuş ve ona de ki; Eğer sen, Allah'tan gelmeseydin oturur üzülürdüm, bunu bildiğim için üzülmüyorum, aksine sevinçliyim. Göreceksin, sana Rabb'inden geldiği için derdini kucaklayacaksın, sabır makamına ulaşacaksın ve diyeceksin ki; Şükürler olsun ki, Rabb'im beni seviyor.
      Sen derdini dert mi sanıyorsun? Düşün ki, beterin beteri var. Düşün ki her derdin bir dermanı, dermanı gönderen Allah var. Hala nefes alabiliyorsan, hala başını sokacak bir evin varsa ve sağlığın yerindeyse gerisini düşünme bile. Bu dünyada evsiz kalanlar var, o evde sevdiklerini kaybedenler var. Veremi var, kanseri var ama hepsinin de bir Allah'ı var unutma! Sen şimdi derdini dert mi sanıyorsun?
      Derdini, sıkıntını dindirecek tek bir kudret var, O'da Allah. Derdi veren de, dindiren de Allah'tır. O'na acabalar ile gitme, mutlak güven, tam bir samimiyet ile git ki, yüreğin huzur bulsun. Bu sayede Allah, sana nice hayır kapıları açar dert etme. Ve derdine de ki; Sana ben Allah için katlanıyorum. Dert, dile gelip Allah'a dua eder. Ben bu kuluna eziyet etmekten haya ediyorum, ona huzur ver. Der... Ne güzel değil mi? Ne muntazam bir derece... Rabb'im her kulunu bu şekilde bakmayı, böyle görmeyi nasip etsin İnşallah. Amin .
      Derdinle konuş. Onu dert olarak görmediğini söyle, ona, Allah'tan geldiği için huzurlu olduğunu söyle ve ona Allah için katlandığını söyle. Gör bak, dert diye bir kavram kalıyor mu sende? Dene mutlaka, pişman olmayacaksın.
      Dua ile...


2 yorum: